Şimdi yükleniyor

Şirketlerde Büyüyen Tehdit: Ayrımcılık ve Psikolojik Taciz

Şirketlerde Büyüyen Tehdit: Ayrımcılık ve Psikolojik Taciz

Etik ilkelere dayalı bir iş kültürünün gelişmesini hedefleyen SpeakHub, 2025 yılının ilk yarısına dair Kurumsal Etik Trendleri Raporunu yayımladı. Raporda, Türkiye’deki farklı sektörlerde faaliyet gösteren kurumların çalışanlarından gelen bildirimler ışığında, iş dünyasında giderek yaygınlaşan etik ihlallerin fotoğrafı çekildi.

Ayrımcılık ve Psikolojik Taciz Zirvede

Yılın ilk altı ayında en çok bildirilen etik ihlali ayrımcılık oldu (%14,1). Hemen ardından psikolojik taciz (mobbing) (%10,6) ve çalışma saatleri/izin haklarındaki adaletsizlikler (%9,3) geldi. Bu üç başlık, çalışanların karşılaştığı en yaygın etik sorunlar olarak öne çıkarken, diğer şikayet konuları toplam bildirimlerin %66’sını oluşturdu.

Anonimlik Tercih Ediliyor

Çalışanlar, etik sorunları bildirme konusunda dijital kanalları aktif olarak kullanıyor. Bildirimlerin %50’sinden fazlası şirketlerin web siteleri üzerinden yapıldı. E-posta ve telefon da diğer başlıca iletişim araçları oldu. Dikkat çeken bir diğer veri ise çalışanların %53,6’sının bildirim yaparken kimliğini gizlemeyi tercih etmesi.

En Fazla Bildirim Perakende Sektöründen

Sektörel dağılıma bakıldığında, etik bildirimlerin %56’sı perakende sektöründen geldi. Onu sırasıyla hizmet (%15,5), grup şirketleri (%15,2), hızlı tüketim ve üretim sektörleri izledi. Bu durum, yoğun insan kaynağı barındıran ve doğrudan müşteriyle temas halinde olan sektörlerde etik farkındalığın ve sorunların daha görünür hale geldiğini gösteriyor.

Dolandırıcılık Taktikleri Evriliyor

SpeakHub Genel Müdürü Mehmet Özbay, sadece içsel etik ihlallerin değil, şirketleri hedef alan dış kaynaklı dolandırıcılıkların da arttığına dikkat çekti. Özbay, “2025’te de sahte kripto para yatırımları ve dijital dolandırıcılık vakalarında ciddi artış var. Sentetik kimliklerle yapılan sahtekarlıklar, şirketlerin kontrol mekanizmalarını zorlayan karmaşık sistemler haline geldi” dedi.

“Etik Kodlar Lüks Değil, Zorunluluk”

Özbay, etik dışı olayların yarısının, şirket içi kontrol sistemlerindeki eksikliklerden kaynaklandığını vurgulayarak, şu uyarıda bulundu:

“Etik ihlaller yalnızca çalışanların huzurunu değil, şirketin marka değerini ve itibari güvenliğini de doğrudan etkiliyor. Her yıl dünya genelinde yaklaşık 5 trilyon doların, suistimal ve hileyle sistem dışına çıktığı tahmin ediliyor. Bu tablo, şirketlerin etik yapılarını yeniden düşünmesini zorunlu kılıyor.”

Etik kültürün güçlenmesi için sadece insan kaynaklarının değil; hukuk, iletişim, uyum ve idari birimlerin de aktif rol alması gerektiğini belirten Özbay, bağımsız danışmanlık alınmasının ve şirket içi etik kodların netleştirilmesinin suistimalleri önlemede hayati önem taşıdığını ifade etti.